Sürekli Aç Hissetmemizin 8 Nedeni

Vücudumuzun ne kadar muhteşem olduğunu hiç düşündünüz mü? Ne zaman uyuması gerektiğini, ne zaman uyanması gerektiğini, ne zaman lavaboya gitmesi gerektiğini biliyor. Isısını 37 dereceye sabitliyor, yara aldığında kendi kendine o yarayı kapatıyor. Hamilelik süreci ve bir çocuğun doğum anının mucizesini zaten biliyorsunuz…Kalbimiz atmaktan hiç vazgeçmiyor mesela, ciğerlerimiz her zaman hava solumaya devam ediyor. Kısaca vücudumuz muhteşem bir makine, bir bilgisayar… Hem de hiç hata yapmayan…

Günlük hayatınızda yediğiniz yiyecekleri, eksiklerinizi, davranışlarınızı kısaca düşünün… Büyük olasılıkla buradan çıkaracağınız sonuçlar sürekli yemek yeme isteğinizin altında yatan nedenler olacaktır. Birçoğumuz fazla yemek yeme isteğini zayıflık olarak görürüz, halbuki böyle bakmak yerine bu isteği hayatımızda “Denge”ye sokmamız gereken bir takım şeyler olduğunu bize hatırlatan mesajlar olarak algılamalıyız. Bir daha bu duyguyu hissettiğinizde, ana soruna odaklanmayı deneyin ve her zaman kendinize sorun; vücudum ne istiyor, daha da önemlisi neden istiyor?

1-) BİRİNCİL BESİNLERDEKİ SORUNLAR
Mutlu olmadığımız bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmak, sıkılmış olmak, stres altında olmak, tatmin olmadığımız bir işte çalışmak veya ruhsal açıdan bizi doyuracak hiçbir pratiğimizin olmaması duygusal yemek yeme ihtiyacımızı tetikler. Böyle durumlarda yemek yemeyi eğlence yerine koyar ve bu şekilde birincil besinlerdeki eksiğimizi yemek yiyerek gidermeye çalışırız.

2-) SU
Az su tüketimi vücuda kuraklık mesajı verir. Bu mesaj da açlık duygumuzu tetikler. Bu sebeple gereksiz atıştırma ihtiyacı hissetiğimiz her an ilk yapmamız gereken bir bardak su içmek olmalıdır. Fazla su tüketimi de aynı eksik su tüketimi gibi açlık hissimizi tetikleyeceği için mümkün olduğunca su tüketimimizi dengede tutmaya özen göstermeliyiz.

3-) YIN-YANG DENGESİ
Bazı yiyecekler yin (expansive) yani yayılan özelliğe sahipken; bazı yiyecekler yang (contractive) yani daralan / küçülen özelliğe sahiptirler. Hayatta her şeyin dengede olması gerektiği fikrinden yola çıkarsak, vücudumuz fazla yin veya fazla yang yiyecekler tüketildiğinde kendisini dengeye getirmeye ihtiyaç duyar. Mesela çok fazla şeker (yin) içeren yiyecekler tükettiğimizde canımız et (yang) çeker. Aynı şekilde çok fazla çiğ gıdalar (yin) tüketirsek canımız kızartma (yang) yemek isteyecektir.

4-) İÇERİNİN DIŞARIYA YANSIMASI
Çoğu zaman canımız en son yediğimiz şeyleri çeker. Kimi zaman da doğduğumuz yere özgü yöresel tatlara, çocukluğumuzda yediğimiz yemeklere özlem duyarız. Yapılacak en iyi şey her canımız çektiğinde o yiyecekleri yemek yerine aynı yiyeceklerin daha sağlıklı alternatiflerini tercih etmek olacaktır.

5-) MEVSİM DEĞİŞİKLİKLERİ
Genellikle vücudumuz içerisinde bulunduğumuz mevsimle dengelenecek gıdalara karşı istek duyar. Mesela canımız ilkbaharda daha çok detoks etkisi olan yeşil yapraklı yiyecekler ve narenciye türü meyveler çekerken, yazın daha serinletici etkisi olan meyve, dondurma, çiğ yiyecekleri; sonbaharda daha çok kabak, soğan, fındık gibi topraklanmış yiyecekleri ve kışın bizi sıcak tutacak et ve daha yağlı yiyecekleri çeker.

6-) BESİN EKSİKLİĞİ
Besin eksikliği sonucu olarak vücudumuz garip yiyeceklere karşı istek duyabilir. Mesela eksik mineral seviyesi durumunda canımız tuz çeker veya genel besin eksikliği durumunda vücudumuz besin dışı şeylere, kafeine ihtiyaç duyar.

7-) HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER
Özellikle kadınlar regl, hamilelik ve menopoz dönemlerinde dalgalanan testesteron ve östrojen hormonları sebebiyle belli yiyeceklere karşı aşırı istek duyabilirler. Böyle dönemlerde canımızın çektiği yiyeceklerin daha sağlıklı alternatiflerini tüketmeye çalışmalıyız.

😎 SABOTAJ
Bazen hayatımızda herşey mükemmel gittiğinde kendi kendimizi sabote ederiz. Bize iyi gelmeyeceğini bildiğimiz yiyeceklere yüklenip, sonra da dengeye gelmek için vücudumuzun daha çok yemek yeme isteği içerisinde olmasına neden oluruz. Bu durum genellikle düşük kan şekeri sebebiyle yaşanır ve ani duygu durumu değişimlerine yol açar.

Bunu beğen:

%d blogcu bunu beğendi: